OKUL BAŞARISINI ARTIRMANIN YOLLARI

           Nihayet yaz bitti, ve okullarımız yeniden eğitim ve öğretime açıldı.Yaz boyunca okuldan uzak kalan öğrencilerimiz uyum sağlamak zor da olsa 2008-2009 eğitim öğretim yılını renkli gösterilerle açtılar.Hal hatır soruldu.Hatıralar yenilendi.Kimi küçük öğrencilerimiz okullarıyla ilk defa buluşmanın heyecanını yaşadı.

        Bütün bu güzellikler içinde istemeyerek de olsa devamsızlık sorunlarıyla karşılaşan,başarısızlık sıkıntısı çeken,uyum sorunları yaşayan öğrencilerimiz olacaktır.Ancak öğrenci, aile, okul üçgeni içinde işbirliği sağlanabildiği taktirde bu oranlar en alt düzeye indirilebilecektir.Burada öğrenciye düşen sorumluluk kadar anaya babaya ve okullarımıza düşen görevlerde vardır.Suçun kimde olduğunu araştırmak yerine sorunu çözmek için çalışmak en akıllıca yol olmalıdır.Okullarımızın yeni başladığı bu günlerden başlamak üzere alacağımız önlemler sayesinde bir eğitim öğretim yılının zehir olmasının önüne geçilebilir.

ANA BABALARIN YAPMASI GEREKENLER

         Aile olarak huzur içersinde olmak çocuğunuzu rahatlatacaktır.Ana baba birlikte derslerinde yardımcı olmalı,düzenli ve proğramlı olmasına yardımcı olunmalıdır.Ona sürekli cesaret vermeli başarısızlığı olduğunda aşması için destek olunmalıdır.Onunla birlikle eğlenmek,günleri beraber geçirmek,küçükmüş gibi davranmamak,yapamayacağı şeyleri istememek,kendine güven duymasını sağlamak ve hayatta yada çevrede başarılı olan insanları ona sevdirmek ve özendirmek gerekir.

       Okul arkadaşları ile iyi ilişkiler kurmasını desteklemek,öğretmenlerini çocuğun yanında kesinlikle kötülememek,aksine onları sevdirmek başarıyı artıran etkenlerdendir.

Her gün düzenli çalışmasını sağlamak,dersleri veya sınavları hususunda onları panik duyacak şekilde sıkmamak ancak derslerini engelleyecek istekleri de sınırlamak gerekir.

        Okul devamsızlığını düzenli kontrol etmek,sudan bahanelerde okulu terk etmesine göz yummamak gelecekte sorunlar çıkmasını engelleyebilir.

Onu kesinlikle başkaları ile kıyaslamamalısınız.Ondan kapasite dışı beklentileriniz olmamalı,

okuldaki öğrencilerle rekabete sokmamaya özen göstermeli ve okuma alışkanlığı kazandırmalısınız.

        Yemek ve uyku düzenine dikkat etmeli,hafta soru ve yaz tatili gibi tatillerde güzel günler geçirmesini sağlamalısınız.Hobilerini artırmalı,küçük problemleri büyümeden önlemeli ve sürekli onun yanında olduğunuzu göstermelisiniz.

        Madde kullanımına karşı dikkatli olmalı,stres faktörlerini hesaba katarak ona yardımcı olunmalıdır.

ÖĞRENCİLER NELER YAPMALI

          Çok çalıştığınız halde başarılı olamamaktan yakınıyorsanız, sistemli ve verimli ders çalışmıyorsunuz demektir. Başarının anahtarının etkili çalışmaktan geçer. Çok çalışmak başarının anahtarı değildir. Etkili çalışmak gerekiyor ve bu da zamanı verimli kullanmakla mümkündür.

        Sırasıyla, hedefin belirlenmesi, çalışma sisteminin gözden geçirilmesi, yapılması gerekenlerin önceden planlanması, haftalık programın hazırlanması, hazırlanan programın kararlı biçimde uygulanması ile gerçekleşir. 

        Odada poster, afiş, resim, bilgisayar, müzik seti, televizyon gibi dikkatin dağılmasına, öğrencinin hayal dünyasına kaymasına neden olabilecek objeler yer almamalı. Çalışma ortamı derli toplu ve sessiz olmalı.

        Başarısız olunan dersleri sık ve kısa aralıklarla çalışabilir, aralara da başarılı olunan dersler yerleştirilebilir.

       Çalışma süresinin uzunluğu öğrencinin dikkatini ne kadar toplayabildiğiyle ilgilidir. Bu nedenle yorulduğunuzu hissettiğiniz an mola vermeli, dinlendiğinizi hissettiğinizde tekrar başlamalısınız.

       Dağınık bir ortamda ders çalışmaya başlamak boşa zaman harcamaktır.

       TV izleyerek ya da müzik dinleyerek çalışmak: İlgi, bölündükçe kalite kaybına uğrar. Ders çalışmaya konsantre olabilmek, onunla baş başa olmayı gerektirir

       Yatarak veya uzanarak okumaya başladıktan bir süre sonra, gevşeme başlar, dikkat dağılır.Dersi masa başında çalışmalısınız

       Derse başlamadan önce bütün ihtiyaçlar giderilmesi bu esnada bir şey yenilip içilmemelidir

       Ders çalışırken arkadaşınıza hayır demeyi bilmelisiniz.Dersinizin bölünmesine izin vermemelisiniz

       Çalışmayı sürekli ertelemekten kaçınınız.

      Uygulanabilir ders programı hazırlayınız. Televizyon seyretmek, arkadaşlarla buluşmak, bilgisayar, yemek, ders çalışmak, uyumak gibi faaliyetlerinizi önem derecesine göre belirleyiniz

      Herkes için standart program yoktur.Kendi programınızı kendiniz oluşturunuz.

      Başarısızlıklarınızın üzerinde düşünün ve kendinize bazı soruları sorarak cevaplarınız arayın.Hedefim ne idi?Ters giden neydi?Neden başarısız oldum?Eksiklerim nelerdi?Bir dahaki sefere neler yapmalıyım? gibi soruları kendinize sorunuz ve cevaplarını bulunuz.

     a Rahatlama egzersizleri uygulayınız

      Sıkıntılarınızı paylaşacak insanlarla beraber olun. Sürekli karamsar konuşup felaket tellallığı yapan kişilerle beraber olursanız, kaygılarınızın artması için davetiye çıkarmış olursunuz

      Çalışma masası camın hemen yanında olmamalı.Soğuk ve sıcak,direk gelen gün ışığı yada dışarıdan gelen uyaranlar sizin çalışmanızı etkileyebilir.

      Yapılan araştırmalar gösteriyor ki kaygı düzeyi yüksek öğrenciler kaygı düzeyini iyi kontrol eden öğrencilere göre, daha az başarılı oluyor. Stres nedeniyle salgılanan adrenalin salgısı; düşünceyi bloke eder, sistemi kilitler ve beynin çalışmasını engelleyerek düşünce akışını durdurur. Stres, gerginlik yaratır. Gerginlik ise damarlarda daralmaya sebep verdiği için hücrelere giden kan miktarında azalma olur. Damarların daralması, hücrelerin yetersiz beslenmesi ve adrenalin salgısının artması demektir.

       En önemlisi okulu ve öğretmenlerinizi seviniz.Bu şekilde moraliniz yüksek olacak ve siz başarılı bir öğrenci olmanın hazzını duyacaksınız.

BAŞARIDA ÖĞRETMENİN ROLÜ NEDİR

        En ideal öğretmen İşini çok seven, öğrencilerini, çocuğu bilen, onlarla beraber sevinen ve üzülen, onları özleyen, onlar için ağlayan; mevcut şartlardan mazeret üretmek yerine, görevini en iyi şekilde yapmaya çalışan ve böylesine istekli olunca da mutlaka başarılı olan, öğrencilerinin hayatında unutulmaz izler bırakan  fedakar insandır.

Ülkemizde 650 bin ila 700 bin civarında öğretmenimiz görev yapmaktadır.Biliyoruz ki hepside canla başla öğrencilerimizin başarısı için ter dökmektedir.

Öğretmenliği para kazanılacak bir meslek gibi görmeyen,disiplini dayağa ,eğitimi ezbere endekslemeyen vefakar öğretmenlerimiz öğrencilerimizi başarıya koşturacaktır.

        Öğretmenlerimizin maddi ve manevi sorunlarını dikkate almadan yargılama yapılması,ailelerin kendileri sorumluluk almadan öğretmenleri suçlamaları,buna karşılık öğretmenlerin eksik ve yanlışlarına mazeret üretmeleri ne kadar yanlış bir davranıştır.Halbuki öğretmenlerin malzemesi insandır ve yapılacak hataların telafisi mümkün değildir.

        Öğrenciye dersi sevdiren ondan en iyi verim almasını sağlayan öğretmendir.Öğretmen yerine göre bir anne yada babadan daha etkilidir.Öğretmen bir modeldir.Bunun bilincinde olan öğretmenlerimize ve onların yetiştirdiği öğrencilere ne mutlu..Eğitim öğretim yılınız mutlu, geleceğiniz umutlu olsun.

 

                                                                                                                                           H.Hilmi ÇETİNDEDE 

                                                                                                                                                    EĞİTİMCİ                   

                                                                                                                            İletişim:  tommiks1@hotmail.com